Erzurum Malpraktis Avukatı — Tıbbi Hata ve Doktor Hatası Tazminatı

Erzurum'da malpraktis avukatı arıyorsanız doğru yerdesiniz. Doktor hatası, yanlış tedavi, ameliyat hatası, aydınlatılmış onam ihlali ve tıbbi ihmal tazminat davalarında uzman hukuki destek. Avukat Mustafa Çağrı Köse ile iletişime geçin.

Malpraktis Nedir?

Erzurum’da malpraktis avukatı arıyorsanız, doğru sayfadasınız. Malpraktis; bir sağlık çalışanının mesleğini icra ederken standart uygulamadan sapması, beceri eksikliği veya hastaya gösterilmesi gereken özeni göstermemesi sonucu hastaya zarar vermesidir. Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 13. maddesine göre malpraktis; bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesidir.

Türk hukukunda malpraktis kavramı; TBK’nın 49. maddesi kapsamında haksız eylem, 502. maddesi kapsamında ise vekâlet sözleşmesinin ihlali olarak ele alınmaktadır. Devlet hastanelerinde gerçekleşen malpraktis vakalarında ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde idare mahkemelerinde dava açılmaktadır.

Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre tıp biliminin standartlarına ve tecrübelere göre gerekli olan özenin bulunmadığı ve bu nedenle de olaya uygun gözükmeyen her türlü hekim müdahalesi uygulama hatası (malpraktis) olarak değerlendirilmektedir.

Erzurum’da Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi ve devlet hastanelerinin yoğunluğu nedeniyle malpraktis davaları Erzurum İdare Mahkemesi ve Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi’nde sıkça görülmektedir. Erzurum Barosu üyesi Avukat Mustafa Çağrı Köse, malpraktis davalarında müvekkillerine kapsamlı hukuki destek sağlamaktadır.

Malpraktis ile Komplikasyon Arasındaki Fark

Bu ayrım davanın kazanılıp kazanılmamasını doğrudan belirler.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadında komplikasyon; tıbbi girişim sırasında öngörülmeyen, öngörülse bile önlenemeyen, istenmeyen sonuç olarak tanımlanmakta; ancak bu sonucun bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanmaması gerektiği vurgulanmaktadır.

Hekim tıbbi standartlara uygun davranmış ve hastayı olası riskler hakkında usulüne uygun şekilde aydınlatmışsa ortaya çıkan olumsuz sonuç komplikasyon olarak değerlendirilir ve sorumluluk doğurmaz. Buna karşılık müdahale tıbbi standartlara aykırı şekilde icra edilmişse veya aydınlatılmış onam usulüne uygun alınmamışsa ortaya çıkan zarar malpraktis niteliği kazanır.

Komplikasyonun riskin yönetilememesi veya hastanın bu riskler hakkında aydınlatılmış onam ile bilgilendirilmemesi durumu da doğrudan bir malpraktis davası konusuna dönüşebilir.

Malpraktis Davasının Şartları

Malpraktis nedeniyle tazminat davası açabilmek için şu dört şartın bir arada bulunması gerekmektedir: tıbbi bir müdahalenin yapılmış olması, hekimin tıbbi standartlara aykırı davranması, hastanın zarar uğramış olması ve hatalı davranış ile zarar arasında doğrudan illiyet bağının bulunması.

Kusur türleri üç başlıkta değerlendirilmektedir: uygulama kusuru (tedavide hata), aydınlatma kusuru (onam yükümlülüğünün ihlali) ve organizasyon kusuru (hastane yönetim hataları). Bu üç kusur türüne “Tıbbi Uygulama Hatası” (Malpraktis) adı verilmektedir.

Hizmet Verilen Malpraktis Davaları

Yanlış ve Geç Teşhis Davaları

Yanlış teşhis veya hastalığın geç tespit edilmesi nedeniyle hastanın daha ağır zarar görmesi malpraktis kapsamındadır. Kanser, kardiyovasküler hastalıklar, enfeksiyon ve travma vakalarında geç teşhis özellikle telafisi güç sonuçlar doğurmaktadır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, teşhis hatasının ispatlanması halinde tazminata hükmedilmesi gerektiğini içtihatlarıyla ortaya koymaktadır. Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür.

Ameliyat Hataları

Ameliyat sırasında vücutta yabancı madde unutulması, yanlış uzvun ameliyat edilmesi veya hatalı ilaç dozajı uygulanması doğrudan malpraktis kapsamındadır. Yargıtay içtihatları ameliyat hatalarında tıbbi standartlara uygunluğun ispatının sağlık kuruluşuna ait olduğunu vurgulamaktadır. Ameliyat sonrası komplikasyonların ihmal edilmesi de sorumluluk doğurabilmektedir.

Anestezi Hataları

Anestezi uygulamasındaki hatalar kalıcı beyin hasarı, koma veya ölüme yol açabilen son derece ağır sonuçlar doğurabilir. Yargıtay içtihatları anestezi uzmanının hasta öncesi değerlendirmeyi eksiksiz yapma ve uygulamayı sürekli izleme yükümlülüğü taşıdığını vurgulamaktadır.

Aydınlatılmış Onam İhlali

Aydınlatılmış onam tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğunu sağlayan temel koşullardan biridir; hasta uygulanacak tedavinin niteliği, beklenen yararı, olası riskleri ve alternatif tedavi seçenekleri konusunda anlayabileceği şekilde bilgilendirilmeli ve onayı bu bilgilendirmenin ardından alınmalıdır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadında aydınlatma yükümlülüğünün ispatı hekime aittir; matbu, soyut ifadelerle hazırlanmış onam formları çoğu zaman yetersiz görülmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hekimin ameliyat öncesi aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin ispatlandığı davalarda sonuç iyi olsa dahi tazminata hükmedilmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/23372 E., 2019/12469 K. sayılı kararında “ortaya çıkan hasarın komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi hastanın komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi aydınlatma yükümlülüğünün bir gereğidir” şeklinde hükmetmiştir.

Hasta rıza formu imzalamış olsa bile rızanın gerçek ve özgür irade ürünü olması gerekir; formun içeriği yeterli değilse ya da hasta Türkçe bilmiyorsa imza geçersiz sayılabilir.

İlaç ve Doz Hataları

Yanlış ilaç yazılması, doz hatası, ilaç alerjisinin göz ardı edilmesi ve birbirine etkileşen ilaçların birlikte verilmesi ilaç hatası kapsamındadır. Bu hatalar özellikle yoğun bakım ve acil servis vakalarında ağır sonuçlar doğurabilmektedir.

Doğum ve Jinekolojik Malpraktis

Sezaryen kararının gecikmesi, oksijen yetersizliği, travmatik doğum ve yenidoğana verilen hasar başlıca doğum malpraktisi türleridir. Yargıtay içtihatları doğum malpraktisi davalarında aktüer hesabıyla belirlenen yüksek maddi tazminat yanı sıra manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Organizasyon Kusuru

Hastanenin hijyen standartlarına uymaması, yetersiz personel veya bozuk tıbbi cihazlar nedeniyle oluşan zararlar organizasyon kusuru kapsamında değerlendirilmektedir. Bu tür kusurlar doğrudan hastane yönetiminin sorumluluğunu doğurur.

Estetik Ameliyat Hataları

Taraflar arasında estetik müdahale kararlaştırılmış ve eser sözleşmesi niteliği taşıyan bu ilişkide Yargıtay 15. Hukuk Dairesi eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini içtihadıyla ortaya koymuştur. Estetik müdahalelerden kaynaklanan davalar hem tüketici mahkemelerinde hem de asliye hukuk mahkemelerinde açılabilmektedir.

Devlet Hastanesinde Malpraktis — Tam Yargı Davası

Kamu hastanelerinde yaşanan malpraktis vakalarında görevli mahkeme idare mahkemeleridir; bu davalar tam yargı davası olarak Erzurum İdare Mahkemesi’nde görülmektedir. Önce ilgili sağlık kuruluşuna yazılı başvuru yapılması, ardından ret kararının tebliğinden ya da 60 gün içinde cevap verilmemesinden itibaren Erzurum İdare Mahkemesi’nde dava açılması gerekmektedir.

15 Haziran 2022 tarihli Rücu Kanunu ile devlet hastanelerinde çalışan hekimlere rücu yolu açılmış; bu düzenleme kamu hastanelerindeki malpraktis davalarının seyrini doğrudan etkilemektedir.

Özel Hastanede Malpraktis

Özel sağlık kuruluşlarında yaşanan malpraktis vakalarında görevli mahkemeler tüketici mahkemeleri veya asliye hukuk mahkemeleridir.

Tazminat Kalemleri ve Miktarları

Malpraktis davalarında talep edilebilecek tazminat kalemleri şunlardır: tedavi masrafları ve ek ameliyat giderleri, ilaç ve bakım masrafları, geçici veya kalıcı iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı, bakıcı giderleri, manevi tazminat ve ölümlü vakalarda destekten yoksun kalma tazminatı.

2024 tarihli kararlarda ciddi özürlülük veya ölüm hallerinde 200.000 TL ile 500.000 TL arasında manevi tazminata hükmedilen davalar mevcuttur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre manevi tazminat miktarı; zararın ağırlığı, hekimin kusur oranı, müdahalenin niteliği ve hastanın sosyal durumu gibi faktörler gözetilerek takdir edilmektedir.

Bürolarda sıkça karşılaşılan bir sorun, hastalara ilk etapta düşük miktarda uzlaşma teklif edilmesidir; bilirkişi raporları ve aktüer hesaplamaları talep edilmeden kabul edilen uzlaşmalar genellikle gerçek zararın çok altında kalmaktadır.

İspat Yükü

Yargıtay 13. HD’nin emsal niteliğindeki kararlarına göre hatalı tıbbi uygulamanın varlığını ispat yükü prensipte hastadadır. Ancak komplikasyon olasılığının düşük olduğu olgularda ya da tıbbi kayıtlar eksik veya çelişkili ise mahkemeler ispat yükünü sağlık kuruluşuna yükleyebilmektedir.

Pratikte malpraktis-komplikasyon ayrımını yapmak çoğu zaman bilirkişi raporlarına ve Adli Tıp Kurumu görüşlerine dayanmakta olup raporların teknik bir gözle değerlendirilmesi ve gerektiğinde itiraz edilmesi davanın sonucunu doğrudan belirler.

Zamanaşımı

Malpraktis davalarında zarara ve sorumluya öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl, her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Tıbbi hata davalarında zamanaşımı süresini kaçırmak, haklı bir talep olsa bile davanın kaybedilmesine yol açar. Devlet hastanesine karşı açılacak tam yargı davalarında ise 60 günlük başvuru ve dava açma süreleri ayrıca işlemektedir.

Erzurum’da tıbbi hata veya malpraktis mağduruyaysanız Avukat Mustafa Çağrı Köse ile iletişime geçebilirsiniz. Erzurum İdare Mahkemesi, Erzurum Asliye Hukuk ve Tüketici Mahkemelerinde aktif malpraktis davası takibi yürütülmektedir.

Hukuk hizmeti için arayın

sss

Her olumsuz sonuç malpraktis değildir; komplikasyon tıbbi müdahalenin doğasında var olan ve her türlü önleme rağmen oluşabilecek riskleri ifade ederken malpraktis hekimin kusurundan kaynaklanan hatalı eylemdir. Malpraktis olup olmadığının tespiti için tıbbi bilirkişi incelemesi gerekmektedir.

Tıbbi standartlara aykırı uygulama sonucu zarar gördüyseniz hem maddi hem de manevi tazminat davası açabilirsiniz. Devlet hastanesinde yaşanan hatalar için Erzurum İdare Mahkemesi’nde tam yargı davası, özel hastanede yaşanan hatalar için tüketici veya asliye hukuk mahkemesinde dava açılabilir.

Hekim tıbbi standartlara uygun davranmış ve hastayı olası riskler hakkında usulüne uygun aydınlatmışsa ortaya çıkan olumsuz sonuç komplikasyon olarak değerlendirilir. Müdahale tıbbi standartlara aykırıysa veya aydınlatılmış onam usulüne uygun alınmamışsa ortaya çıkan zarar malpraktis niteliği kazanır. Bu ayrım bilirkişi incelemesiyle tespit edilmektedir.

Önce hastane yönetimine yazılı başvuru yapmanız gerekmektedir. Başvurunun reddi veya 60 gün içinde cevap verilmemesi halinde Erzurum İdare Mahkemesi’nde tam yargı davası açılabilir.

Özel sağlık kuruluşlarında yaşanan malpraktis vakalarında görevli mahkemeler tüketici mahkemeleri veya asliye hukuk mahkemeleridir.

Zarara ve sorumluya öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl, her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Zamanaşımı süresini kaçırmak haklı bir talep olsa bile davanın kaybedilmesine yol açar.

Hasta rıza formu imzalamış olsa bile rızanın gerçek ve özgür irade ürünü olması gerekir; formun içeriği yeterli değilse ya da hasta Türkçe bilmiyorsa imza geçersiz sayılabilir. Onam formu imzalamak her türlü sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu hekimin ameliyat öncesi aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin ispatlandığı davalarda sonuç iyi olsa dahi tazminata hükmedilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu durum başlı başına tazminat sebebidir.

Ameliyat sırasında vücutta yabancı madde unutulması doğrudan malpraktis kapsamındadır. Yargıtay içtihatları bu tür vakalarda sağlık kuruluşunun ağır kusurlu sayılması ve yüksek tazminata hükmedilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Yanlış organa ameliyat yapılması veya yanlış hastaya müdahale edilmesi ağır malpraktis vakasıdır. Hem tazminat davası hem de ceza şikayeti yoluna gidilebilir. Erzurum malpraktis avukatı olarak delil toplanması ve dava sürecinin yönetimi sağlanmaktadır.

Sezaryen kararının gecikmesi, oksijen yetersizliği veya travmatik doğum nedeniyle bebekte oluşan hasar için hem maddi hem de manevi tazminat davası açılabilir. Yargıtay içtihatları doğum malpraktisi davalarında yüksek tazminatlara hükmedilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

2024 tarihli Yargıtay kararlarında ciddi özürlülük veya ölüm hallerinde 200.000 TL ile 500.000 TL arasında manevi tazminata hükmedilen davalar mevcuttur. Maddi tazminat ise tedavi masrafları ve kazanç kaybı aktüer hesabıyla ayrıca belirlenmektedir.

Erzurum malpraktis avukatı aracılığıyla mahkemeden delil tespiti kararı alınarak tüm tıbbi kayıtlara el konulması sağlanabilir. Tıbbi kayıtların gizlenmesi veya tahrif edilmesi ayrıca cezai sorumluluk doğurabilmektedir.

Hatalı tıbbi uygulamanın varlığını ispat yükü prensipte hastadadır. Ancak komplikasyon olasılığının düşük olduğu olgularda ya da tıbbi kayıtlar eksik veya çelişkili ise mahkemeler ispat yükünü sağlık kuruluşuna yükleyebilmektedir.

Genel olarak malpraktis davaları 2-3 yıl aralığında sonuçlanabilmektedir. Bilirkişi incelemesi ve Adli Tıp Kurumu raporu süreyi uzatabilir.

Bilirkişi raporları ve aktüer hesaplamaları talep edilmeden kabul edilen uzlaşmalar genellikle gerçek zararın çok altında kalmaktadır. Erzurum malpraktis avukatından destek alarak hak ettiğiniz gerçek tazminatı öğrenin.

Evet. Malpraktis; doktor, hemşire, diş hekimi gibi tüm sağlık çalışanlarının mesleği icra ederken standart uygulamadan sapması, beceri eksikliği veya hastaya gösterilmesi gereken özeni göstermemesi sonucu hastaya zarar vermesidir.

Estetik müdahaleler eser sözleşmesi niteliği taşıdığından Yargıtay bu davalarda eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini içtihadıyla ortaya koymuştur. Hem Tüketici mahkemelerinde hem de asliye hukuk mahkemelerinde dava açılabilmektedir.

Doktor hatası ceza davası; hekimin haksız fiili sonucu Türk Ceza Kanunu’nda sayılan çeşitli suçların oluşması halinde açılan kamu davasıdır. Taksirle yaralama ve taksirle öldürme suçları için Erzurum Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulabilir. Ceza davası ve tazminat davası birbirinden bağımsız yürütülebilir.